» Anasayfa / » 42. Dönem Bölge Divanlarının İlki Gerçekleştirildi

42. Dönem Bölge Divanlarının İlki Gerçekleştirildi

 
 
 
42. Dönem Bölge Divanlarının ilki Tekirdağ Şubemizin ev sahipliğinde; Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli Şubelerimiz katılımıyla yapıldı. Toplantıya Bölge illerinin teşkilat mensuplarının yanı sıra AGD/MGV Genel Başkanı Salih Turhan Bey ve Genel Başkan Yardımcımız Ersan Bilgin katıldı. 
 
Genel Başkanımız Salih Turhan Bey, Toplantıda illerin teşkilat çalışmaları ve raporlamaların ardından konuşma gerçekleştirdi.
 
        Genel Başkanımız Salih Turhan Beyin, konuşmasının satır başlıkları;
“Bütün bu yapay kavgaların ötesinde toplumsal barış ve kardeşliği, bölge ülkelerinin birlikteliğini oluşturacak bir dil, bir söylem, bir anlayış, bir fikriyat vardır ve biz işte bunun için buradayız.”
 
EN ÖNEMLİ MESELEMİZ MÜSLÜMANLARIN BİRLİKTELİĞİ
 
Bu bölgenin unsurlarını ırkçılık ve mezhepçilik üzerinden birbiriyle çatıştırmaya devam edecekler “Bu bölgenin unsurlarına silah satmaya devam edecekler. Bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar akıllarını başlarına almadığı müddetçe ABD’den, İngiltere’den, Fransa’dan, Rusya’dan, Çin’den, Almanya’dan aldıkları silahlarla kendi komşularını öldürmeye devam edecekler. Bugün için en önemli meselemiz Müslümanların birlikteliği meselesidir. Böyle bir birliktelik her zaman mümkündür. Çünkü Endonezya’dan Fas’a tüm Müslümanların birlikteliğini sağlayacak birçok temel ilkemiz vardır. Toplumsal barış ve uzlaşma bizim en önemli meselemizdir. Biz Kurtlar Vadisi’ni ya da Diriliş Ertuğrul dizisini izleyip hamasetle hareket edecek bir topluluk değiliz.  15 Temmuz kalkışmasının ardından bizim beklediğimiz Türkiye’nin gerçek dostlarını ve gerçek düşmanlarını tanımasıydı. Türkiye ABD’ye, AB’ye ve İsrail’e mecbur değildir. Bu cümle onlara hemen savaş açalım demek değildir. Öncelikle Türkiye Batı’ya bağımlı politikalardan vazgeçmelidir. Ekonomik alanda da kültürel alanda da Batı bu ülkenin kıblesi gibi olmuştur. Türkiye İslam ülkeleriyle ve dünyanın arayış içindeki diğer ülkeleriyle ticari ilişkilerini oransal olarak artırmalıdır. Milyonlarca kardeşimiz bugün Avrupa ülkelerinde yaşıyor. Asimile edilmeye çalışılıyorlar. Türkiye Avrupa’da yaşayan Müslümanların tüm haklarının teminatı ve gözeticisi olmalıdır.”
 
BİZE DÜŞEN İSTİKAMET ÜZERE OLMAKTIR
 
Müslümanların yine Müslümanların yaşadığı coğrafyalardan Avrupa’ya sığınma ihtiyacı duyması bir trajedidir. “Üstelik nerdeyse çatışan tüm grupların aynı Avrupa ile iyi olması ve silahları da bu Avrupa’dan alması yaşanılan acıların en tuhaf tarafıdır. Biz Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-antilaik, asker-sivil, kadın-erkek kavramları ve kimlikleri üzerinden yürütülen tüm kavgaların bu coğrafyayı yaşanmaz hale getirdiğini görüyoruz. Bütün bu yapay kavgaların ötesinde toplumsal barış ve kardeşliği, bölge ülkelerinin birlikteliğini oluşturacak bir dil, bir söylem, bir anlayış, bir fikriyat vardır ve biz işte bunun için buradayız. Her durum ve şart altında bize düşen istikamet üzere olmaktır. Yine her durum ve şart altında bize düşen geleceğe umutla bakmaktır. Anadolu Gençlik Derneği’nin yaptığı çalışma birilerinin kuyuya attığı Yusufları arama çalışmasıdır. Anadolu Gençlik Derneği’nin yaptığı çalışma Meryemleri, Haticeleri, Fatımaları arama çalışmasıdır. Biz bu çalışmaları yaparken, insanlar yüz çevirebilir, itibar etmeyebilir, yok sayabilirler, hakaret edebilirler… Bunları hiçbir önemi yok. Allah’ın vaadi haktır. Bize düşen her yeni gün diri bir heyecanla, aşkla ve inançla gayret etmektir. Bakınız,  Rum suresinin son ayetindeki  “kesin imana sahip olmayanlar” nitelendirmesi ilginçtir. İnanmayanlar demiyor, inkâr edenler demiyor, insanlar demiyor, kesin imana sahip olmayanlar diyor, yürekten inanmayanlar diyor, inancı tam olmayanlar diyor, işte bunların tutum ve davranışları seni gevşekliğe sürüklemesin diyor.” dedi.

» İlgili Başlıklar

Etkinlik
Takvimi

Dosya
Arşivi

Bültenler

Üye Olmak
İstiyorum

Online
Bağış