» Anasayfa / » Kahramanmaraş’ın kurtuluşunun 97’nci yıldönümü münasebetiyle Kahramanmaraş Mehmet Akif Kültür Merkezi’nde ‘Direniş ve Diriliş Ruhu’ programı düzenlendi.

Kahramanmaraş’ın kurtuluşunun 97’nci yıldönümü münasebetiyle Kahramanmaraş Mehmet Akif Kültür Merkezi’nde ‘Direniş ve Diriliş Ruhu’ programı düzenlendi.

Anadolu Gençlik Derneği Kahramanmaraş Şubemiz,  Kahramanmaraş’ın kurtuluşunun 97’nci yıldönümü münasebetiyle Kahramanmaraş Mehmet Akif Kültür Merkezi’nde ‘Direniş ve Diriliş Ruhu’ programını düzenledi.
 
 
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda coşku ve heyecan hâkimdi. Maraş’ın Kurtuluşu tiyatro oyununun sahnelendiği programda şiirlerle de duygulu anlar yaşandı. Programa Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu AGD ve MGV Genel Başkanımız Salih TURHAN, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, STK temsilcileri ve yüzlerce vatandaş katıldı. Programın açılış konuşmasını ev sahibi AGD Kahramanmaraş Şube Başkanı Ahmet Bolat, ümmet ve millet olarak birlik ve beraberlik ruhuna muhtaç olduğumuz bir dönemden geçtiğimizi hatırlattı. Diriliş ruhuna muhtaç olduğumuz bir dönemde AGD Genel Merkezi’nin de tavsiyesiyle bu programı icra ettiklerini söyleyen Bolat, programda emeği geçen herkese teşekkür etti.
 
MARAŞ’TA SERGİLENEN RUH HER DAİM CANLI TUTULMALI
 
Programda konuşan AGD ve MGV Genel Başkanımız Salih TURHAN, Maraş’ın kurtuluş Savaşı’nda istiklalimizin işaret fişeği olduğunu söyledi. Sütçü İmam’ın Fransız lejyonerlerinin başörtüsüne uzattığı ellere nasıl karşı çıktığını, Maraş kalesinde Fransız bayrağı dalgalandığı için cuma namazı kıldırmayan Rıdvan Hoca’nın direnişini anlatan Turhan, “Her biri ayrı şuur abidesi olan bu şahsiyetler hangi mana etrafında kenetlenmemiz gerektiğini bize göstermiştir. Bizim bu şahsiyetleri örnek alacak gençlere ihtiyacımız vardır. Maraş’ta sergilenen ruhun her daim canlı tutulması gerekir. Maraş’ı kahraman yapan değerler bizim başımızın tacı, kurtuluşumuzun anahtarıdır. Bizler AGD olarak bu programlar aracılığıyla Maraş’ın kurtuluş ruhunu milletimize aktarmaya çalışıyoruz. Aynı ruhla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Gece gündüz demeden insanlığın kurtuluşu için çalışıyoruz” dedi.
 
NE KADAR GERİYE BAKARSAK O KADAR İLERİYİ İYİ GÖRÜRÜZ

Programda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ciddi bir mücadelenin içinde olduklarını söyleyerek, “Dünyamız yanıyor. En çok da ateş İslam ülkelerine düşüyor. İşte Irak, Mısır, Suriye, Afganistan, Keşmir ve ülkemiz yanıyor. Bu ateşin içinden çıkmak istiyoruz, çırpınıyoruz ama içerisinden çıkamıyoruz. Biz üzerimize düşen görevi hakkıyla yerine getiremiyoruz. Çünkü araştırmıyoruz, okumuyoruz, ders almıyoruz ve ayağa kalkamıyoruz. İçinde bulunduğumuz dünyayı iyi öğrenmek lazım. Ne kadar geriye bakarsak o kadar ileriyi iyi görürüz. Onun için tarihimizi, ecdadımızı iyi bilmemiz ve tanımamız lazım” diye konuştu. 
 
İŞİNE GELMEYİNCE UYMUYOR
 
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ortadoğu’nun en büyük sorununun İsrail olduğunun da altını çizerek, “Tekraren ısrarla söylüyoruz ki İsrail, Ortadoğu’nun en büyük baş belasıdır. En büyük problem İsrail’in ne insan haklarına ne hukuka uymayan davranışlarıdır. BM tarafından alınan hiçbir karara işine gelmiyorsa bugüne kadar uymamıştır. Son karardan sonra da çılgına dönmüş, saldırılarını artırmış. İsrail’in kuruluş kararını verenler de, onu koruyanlar da BM’dir. İsrail kendi inancı gereği kendisine vaat edilmiş topraklara yerleşmek için elinden geleni ardına koymuyor” diye eleştirdi.
 
ABD’NİN DAVASI FARKLI
 
Türkiye’nin önüne ya Batı ya da Doğu ile ittifak kurması gerektiği yönündeki görüşlere katılmadığını belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Biz ne Avrupa Birliği ile ne de komünist blokla bir araya gelmeyiz. Bugün Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşmasının kesinlikle doğru olduğu kanaatindeyim. Çünkü öbür taraftan gelen tehlike daha büyük. Türkiye, Suriye problemini Amerika ile çözemez. Amerika’nın davası farklı. Amerika burayı hamur haline getirip yarın İsrail’in bir parçası olması için sarf ediyor. Bizim topraklarımızın bir kısmını da ona dahil etmek istiyor. Şu anda Ruslarda böyle bir niyet yok. Görmüyoruz ve bu problemin çözümünde eğer Türkiye, Rusya, İran bir araya gelir Suriye ile masaya otururlarsa, muhaliflerden de bulduklarını getirsinler Suriye’de barış böyle sağlanır.”
 
FON DEĞİL, TEMİNAT
 
Ülkenin en büyük kamu kuruluşlarının Varlık Fonu’na devredilmesini de değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Karamollaoğlu, “Aslında bu kanun geçen yıl çıktı. Biraz da 15 Temmuz’un hengâmesi arasına denk geldiği için ne yazık ki Meclis’te de doğru dürüst bir görüşme sahnelenemedi. Fon deyince aklıma nakit kaynak gelir. Onun için de varlık fonları bütçesi fazla veren veya çok kıymetli madenleri olup da bunu pazarlayan böylece elinde ne yapacağını bilmediği nakit kaynağı ülkeler bunu oluşturuyor. Elimizde petrol var, gelir sağlıyoruz, ne yapacağız. Madenlerimiz var, gelir sağlıyoruz, ne yapacağız. Hep bu esasa dayanmıştır. Dünyada ilk defa böyle bir imkânı olmadan böyle bir fon oluşturuluyor. Bu bir fon değil, maalesef iflas etmiş ülkenin bugüne kadarki birikimlerini bundan sonra alacakları borçlara karşı teminat olarak göstermek hatta ve hatta ipotek etmek anlamına geliyor. Fon diye bir şey yok” diye eleştirdi. 
 
 

» İlgili Başlıklar

Etkinlik
Takvimi

Dosya
Arşivi

Bültenler

Üye Olmak
İstiyorum

Online
Bağış