DİYARBAKIR'IN FETHİ PROGRAMI

img

Yaptığı çeşitli organizasyonlarla milletimizin gönlüne dokunan Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Peygamberler ve Sahabeler şehri Diyarbakır’ın Fethinin 1382’nci yılını özel bir programla kutladı.

Yaptığı çeşitli organizasyonlarla milletimizin gönlüne dokunan Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Peygamberler ve Sahabeler şehri Diyarbakır’ın Fethinin 1382’nci yılını özel bir programla kutladı. Salgın nedeniyle dijital platformlarından yayınlanan program ile Fetih ruhu dünyaya yayıldı.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD), geleneksel olarak düzenlendiği Peygamberler ve Sahabeler şehri Diyarbakır’ın Fethi programını bu yıl online olarak gerçekleştirdi. Naat ve ezgi dinletileri, Diyarbakır’ın Fethi belgeseli gösterimlerinin yapıldığı program AGD TV ve TV5 ortak yayını ile izleyicilerle buluştu.  Program tarih boyunca dünyanın bütün coğrafyalarında dini, vatanı, bayrağı ve diğer mukaddes değerleri uğruna mücadele verirken can veren yiğitlerin şehâdetlerini yeniden hatırlattı.

Etkinlikte, Diyarbakır'ın fethiyle İslam'ın Anadolu ve Avrupa'ya yayıldığına dikkat çekildi. Etkinlikte İslam'ın fethe verdiği yer ve öneme de değinildi.

 

Dr. Öğretim Üyesi Rıfat Ablay’ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, AGD Genel Başkanı Salih Turan, Şevket Uzun’un Diyarbakır’ın Fethi ile ilgili sorularına cevap verdi.

 

TURHAN; “NESİLLERDEN NESİLLERE TAŞINAN FETİH RUHUDUR; DİYARBAKIR’IN FETHİ”

Bu programları, Diyarbakır’ın Fethini düzenlememizde ve buna dikkat çekmemizdeki asıl gaye şudur; Rahmetli Erbakan Hocamız, hepimize meselelere nasıl bakmamız gerektiğini öğretti. Güncel meselelere boğulmadan, hakikati merkeze alan, Hak-batıl mücadelesini insanımıza nasıl aktarmamız gerektiğini öğreten bir yol haritası ortaya koymuş oldu. Bizler de fethi anlatırken sadece bir kronoloji bilgisiyle değil de, hakikati merkeze alan bir bakışla aktarmanın yol haritasını ortaya koymuş olduk. İşte Diyarbakır’ın Fethi; Mekke’nin Fethi, İstanbul’un Fethi, Kudüs’ün Fethi gibi bizim nesillerden nesillere aktaracağımız, nesillerden nesillere taşıyacağımız çok önemli bir fetih programıdır.

 

Biz bu programı bundan 7 yıl önce gündeme getirdiğimiz vakit niçin bunu gündeme getiriyorsunuz dediler.  Hatırlayın Diyarbakır yoğun bir şekilde iki şeyle gündeme geliyordu; bir karpuzuyla, bir diğeri de bölgede yaşanan terör olaylarıyla.

 

Ancak öyle bir şehir ki 500’den fazla Sahabe Efendimizin meftun olduğu, şehadet şerbetini içtiği önemli bir şehir, önemli bir belde var karşımızda. Böyle bir fethin, böyle bir sahabe şehrinin, böyle bir peygamber şehrinin olduğu yeri gündeme getirmemek bizim üzerimde de bir vebal olurdu. Gündeme getirdikten sonra meselenin manasını, ruhunu anladıktan sonra hamd olsun iyi ki gündeme getirmişsiniz, ne kadar önemli bir iş denilmeye başlandı.

 

TURHAN; “ANADOLU’NUN İSLAMLAŞMASI ADINA ÇOK ÖNEMLİ BİR FETİH; DİYARBAKIR’IN FETHİ”

 

Fethin önemini ifade etmek için şunu vurgulamak gerekir; Diyarbakır’a gelen ordu ne güzel bir ordu, İyaz bin Ganem komutasında 500’den fazla Sahabe Efendimizin geldiği ve 5 ay süren bir fetih süreciyle karşılaştığımız bir fetih. İstanbul’un Fethi’nden önce, Kudüs’ün Fethi’nden hemen sonra, Mekke’nin Fethi’nden 9 yıl sonra, Peygamberimiz (sav)’in vefatından 7 yıl sonra, Hz. Ömer Efendimizin talimatlarıyla gerçekleştirilen bir fetihtir. Bu fetih sadece bir şehrin, bir toprağın etrafının fethedilmesi değil,  Anadolu’nun İslamlaşmasına ve Dünya’daki birçok coğrafyadaki dengeleri harekete geçiren bir süreçtir. Diyarbakır’ın Fethi, İstanbul’un Fethini kolaylaştırmış oldu. Malazgirt Zaferi sürecini ona göre şekillendirdi. Bu açıdan İstanbul’un Fethi açısından önemli hem de Kudüs’ün Fethi’nden sonra bir devam fethi olması açısından önemlidir. Öbür taraftan Anadolu’nun İslamlaşması açısından çok çok önemli bir fetih olarak karşımıza çıkmış oldu. O açıdan biz bu kapıya sarılmak zorundaydık ve hamd olsun oradan çok büyük bereketler görmüş olduk.

 

Milli Görüş Hareketi; Malazgirt Zaferi, Diyarbakır’ın Fethi, İstanbul’un Fethi, Kudüs’ün Fethi, Mekke’nin Fethi, gönül coğrafyası açısından baktığımızda bunları merkeze alan bir bakışla, bambaşka bir yol haritası çiziyor insanımıza. Bunun sebebi kronolojiyi merkeze alan bir tarih anlayışı değil, ders alan bir tarih anlayışını ortaya koymasıdır.

 

TURHAN; “KARDEŞLİĞE ADANAN BİR PROGRAM; DİYARBAKIR’IN FETHİ”

 

Diyarbakır’ın Fethinin önemini anlamamız açısından şunu da ifade etmek isterim. Hem tarihi bir önemi var, hem de öte taraftan yıllardır Türkiye’de ve bölgemizde ırkçı çalışmaları öne çıkartan, bölgedeki kardeşlerimizle aramızda duvarlar örmek isteyen mekanizmaları ortadan kaldıracak bir adım olarak karşımıza çıkmış oldu. Bizim ümmetçi bir bakış açısında olduğumuzu, İslam Kardeşliğini merkeze aldığımızı, Allah’ın yarattığı her bir insanı muhatap kabul ettiğimizi, ben Müslümanım diyen herkesi de kardeş kabul ettiğimizi haykırmış olduğumuz bir program olarak şehri Diyarbakır’ın Fethi karşımıza çıktı. O açıdan kardeşliğe adanan bir programdır; Diyarbakır’ın Fethi.

 

DİYARBAKIR’IN FETHİ BELGESELİ: FETİH FETİH GELEN ZAFER

Programda AGD Genel Merkez Tanıtım ve Medya Komisyonu tarafından hazırlanan Diyarbakır’ın Fethi belgeseli izleyicilerle buluştu. Müderris Molla Sadullah Ergün, Araştırmacı Aziz Yatkın ve Şair-Araştırmacı-Yazar Mevlit Mergen Diyarbakır’ın Fethi ile ilgili yaşananları belgeselde aktardılar.

 

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN BİNLERCE KİŞİ İZLEDİ

Dünyanın dört bir yanından binlerce izleyicinin takip ettiği program,  Şevket Uzun’un sunumlarıyla gerçekleşti. Programda naat dinletileriyle Mesut Yürür ve Ezgi dinletileriyle Yusuf Didar gönüllerin pasını sildi. Programda Kudüs başta olmak üzere mazlum coğrafyaların özgürlüğe kavuşması adına dualar Abdurrahman Sevgili tarafından gerçekleştirdi. 

 

TWİTTER ÜZERİNDE GÜNDEM DİYARBAKIR’IN FETHİ’YDİ

#DiyarbakırınFethi hashtag çalışması ile ekranlarının başından programı takip eden Türkiye’nin 81 ilinden ve dünyanın çeşitli yerlerden izleyicilerin paylaşımlarıyla, bu gece de hanelerin fetih coşkusuyla dolduğu bir kez daha görülmüş oldu.