image

Anadolu Gençlik Derneği Kocaeli Şube Başkanı Kemal Halıcı yeni eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle açıklamalarda bulundu.

Halıcı’nın açıklaması:

Değerli Velilerimiz,Değerli Öğretmenlerimiz,Kıymetli Öğrencilerimiz

Allahımızın emrettiği bütün zihinsel aktiviteleri yerine getirirsek, bizim bir medeniyet tasavvurumuz olur ve biz buradan yeni bir medeniyet inşa ederiz.

Okumayan, düşünmeyen, akletmeyen, derinleşmeyen bir topluluğun yeni bir dünya inşa etmesi de mümkün olmayacaktır.

Anadolu Gençlik Derneğimiz, inşallah gençlerimizin her biri bir ibadet olan tezekkürle (geçmişi gözden geçirmek), tedebbürle (geleceğe dönük tedbirler almak), tefekkürle (düşünmek), tefehhümle (farkına varmak), taakkulle (akletmek) buluşmasını sağlayacaktır.

İkinci Viyana Kuşatmasını (1683) bir dönüm kabul edersek Müslümanlar,  en az üç yüz yıldır tarihten çekilmiş.

Coğrafi Keşifleri (1492) yani Batı’nın deniz aşırı sömürgeciliğini bir dönüm noktası kabul edersek çok daha uzun bir süredir yeryüzünde Yahudi-İngiliz egemenliği var.

Coğrafi Keşifleri doğru okumalıyız.Osmanlının duraklamasını ve gerileyişini doğru okumalıyız.Hindistan’daki Babür Devletinin yıkılışını doğru okumalıyız.

Endüstri 1.0’dan Endüstri 4.0’a giden süreci doğru okumalıyız.Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen İslam coğrafyasını çok iyi tanımalıyız.

Galiplerin öngördüğü yaşam tarzını kabullenen değil, ihtiyacımız olanı yaşayabileceğimiz bir dünya tasavvurumuz olmalı.

Tüm insanlık liberalizm ve vahşi kapitalizme mecbur değildir.

Yeni ve adil bir dünya mümkündür.

Bu ancak öncelikle zihinlerde inşa edilmelidir.

Siyonist mekanizmalar ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukları bile hedef almaktadır. “Dış güçler son 300 yıldan beri planlarını merhale merhale ortaya koyuyor. Gençliğin ifsadı için Siyonistler var gücü ile çabalıyor. 100 yıl önce planladıklarını şimdi hayata geçiriyorlar. Z kuşağını düşünmeyen, sorgulamayan, idrak etmeyen, zihinlerinin kodlanması ile uğraşılan, elektronik sinyaller ile beyinleri ele geçirilen bir yapıya dönüştürüyorlar. Bu neslin bozulması için kullandıkları en temel argüman da ahlaksızlık olmuştur. Çocuklarımızın nefsine dönük çalışmalar yaptılar. Teşhire dönük giyim tarzları meşrulaştırılıyor. Çocukların zihnine ahlaksızlığı kodluyorlar. Bu sürecin çözümü, ağacın kökü Milli Görüş’tür”

Ahlak ve maneviyatın öncelendiği, hakkın üstün tutulduğu, bir insanın kardeşi için yaşadığı bir medeniyeti tesis hepimizin her şart altındaki hedefidir.

Hiçbir teknolojik gelişme, hiçbir inovasyon ya da AR-GE bizim zulme razı oluşumuza ve zalimle iş tutuşumuza gerekçe olamaz.

Milli Görüş fikriyatı, bölgesel bir düşünce değildir, tüm insanlığa bir tekliftir.

Bu fikriyatın değişmez sabiteleri üzerinden yürürken güncellenmesi gereken meseleleri de masaya yatırmak ve çözüme kavuşturacak kadroları da yetiştirmek bizim görevimizdir.

Yeni dönemin her birimizin, özellikle de gençlerimizin donanımlarını ve gayretlerini artırdığı bir dönem olması için çalışacağız.

Biz Milli Görüş fikriyatının bir gençlik yapılanmasıyız.Hem her gence ulaşmanın hem de kadro yetiştirmenin gayretinde bir teşkilatız.Bu iki görevi de birini diğerine tercih etmeden, birlikte yapma mükellefiyetinde olan bir teşkilatız.Hedef kitlemiz bu coğrafyanın gençleri.Genç erkekler ve genç kızlar.Nüfusun yarısı hanımefendilerden oluşuyor, mutlaka bu çalışmayı yerine getireceğiz.Genç kızlarımıza yönelik çalışmalarımız da aynı şekilde yapılacaktır.

Dünyadaki ve ülkemizdeki sıkıntıların sebebi gençler değildir.

Hiçbir genci düşman olarak görmeyeceğiz.Hiçbir gençlik yapılanmasını boş bırakmayacağız.Hepsiyle bir şekilde irtibata geçeceğiz ve onlarla çatışmadan, kavga etmeden, onlara marufu anlatacağız.İlimizde, ilçelerimizde misafir öğrenciler var.Birlikte yaşamının asgari gereklerini yerine getiren her öğrenciyi en güzel şekilde ağırlayacağız.Misafirlerimiz elbette bizimle aynı düşünceden olmayabilir, bizim gayretimiz kalplerine dokunmak üzere olacak.

Biz bütün bu çalışmaları âlemlerin rabbinin hoşnutluğunu, rızasını kazanmak için yapıyoruz.

İkame ettiğimiz namazların bir gereği olarak yapıyoruz.

Namazı ikame etmek, iki namaz arasını da kendisine secde edilenin istediği şekilde düzenlemektir.

Biz Elhamdülillah Müslüman’ız, haram ve helal ölçüsü bizim içindir.

Maruf ortak iyidir ve bütün insanların hayrına olan işlerdir. Münker ortak kötüdür ve bütün insanların zararına olan işlerdir.

Şunu asla unutmayacağız, İslam bir tekliftir, bir dayatma değil.

Bize düşen Müslüman olsun ya da olmasın her insanın hayrına çalışmaktır.

İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.

Ne dünyada ne ülkemizde gençlik homojen bir yapı değil.

Bu ülkede yaşayan 40 milyonu aşkın genç nüfustan bahsediyoruz.

Kendini inancıyla, düşüncesiyle, etnisitesiyle tanımlayan ya da kendi varlığını hiç anlamlandırmamış milyonlarca genç.

Ateisti, teisti, deisti, nihilisti, agnostiği var.

Milliyetçisi, muhafazakârı, liberali, sosyalisti var.

Sünnisi, Alevisi var.

Madde bağımlısı olanı, yetiştirme yurtlarında büyüyeni, yaşama tamamen küsmüş olanı var.

Yirmisine gelmeden Rus Edebiyatını, Batı Edebiyatını, Şark Klasiklerini devirmiş olanı var.

Resimle, müzikle, sinemayla, tiyatroyla yaşamını özdeşleştirmiş olanı var.

Ve gençlerin çoğunun gelecek kaygısı, ilgi beklentisi, samimiyet ve hasbilik arzusu var.

Dar bir çevrenin içerisinde elli yüz gençle ilgilenerek sorumluluklarımızı yerine getirmiş olmayız.

Yeni dönemde tüm kardeşlerimiz daha çok sorumluluklarının farkında olacaklar, hem temsil görevini hem de tebliğ görevini en güzel şekilde yerine getirmenin gayretini göstereceklerdir.

Gençlerimizi mezhepçiliğe karşı uyaracağız. Şunu herkes bilmeli ki Sünni – Şii, Alevi – Sünni mezhep çatışmaları emperyalizmin ekmeğine yağ sürer.

Gençlerimizi ırkçılığa karşı uyaracağız. 7 milyar 600 milyon insan yaratılış gereği kardeştir. 1 milyar 800 milyon Müslüman inancımız gereği tek bir millettir. İslam Milleti.

Biz bir ve kardeş Müslümanlar olarak birbirimizin hukukunu gözetmeliyiz. Cümle kurarken, yazışırken, bir iş ortaya koyarken kardeşimizi yıpratmayı değil Allah rızasını esas alacağız.

Aramızdaki iletişim bağını çok daha kuvvetlendirmeliyiz. Gençlerimize de bir Batı kültürünün etkisinde kalarak değil, Müslüman olduğunun farkında olarak hareket etmeleri gerektiğini aktaracağız.

Dünyanın neresinde olursa olsun zulme karşı duran, illegaliteye, hukuksuzluğa düşmeden kendini ifade edebilen, Latin Amerika’dan Asya’nın güney doğusuna emperyalizmin tasallutu altındaki tüm insanların dertleriyle dertlenen bir gençlik yapısı olmamız gerektiğini unutmayacağız.

Bu coğrafyanın insanı barış içinde, huzur ve kardeşlik içerisinde yaşamayı hak etmektedir.

Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Fars’ın ve tüm kardeşlerimizin adalet içerisinde özgür ve bağımsız bir şekilde yaşaması mümkündür.

Kudüs’ün Diyarbakır’ın, Gazze’nin, Cizre’nin, Şam’ın, Muş’un, Tahran’ın, Ankara’nın, Bağdat’ın, Bursa’nın, Mekke’nin, İstanbul’un geleceği birbirine bağlıdır.

Bunu anlamaz isek payımıza her gün daha fazla yıkım, daha fazla ölüm, daha fazla acı düşecektir.

Biz bu coğrafyanın bunu anlamasını beklemeyeceğiz. Her bir gencimize gidip tek tek anlatacağız.

Cenab-ı Allah hepimizi istikamet üzere yürütsün.

Cenab-ı Allah ellerimizi bırakmasın.

Cenab-ı Allah Yeni dönemde öğrenci kardeşleimize zihin açıklığı versin.

Cenab-ı Allah Yeni dönemde öğretmenlerimize başarılar nasip etsin.



Şubelerimizi ziyaret edin!

Anadolu Gençlik Derneği şubelerinde sizi bekliyor.


Yukarı