» Anasayfa / » Mart Ayı Bölge ve Şube Başkanları Toplantısı, Genel Merkezimizde İcra Edildi.

Mart Ayı Bölge ve Şube Başkanları Toplantısı, Genel Merkezimizde İcra Edildi.

 
Mart Ayı Bölge, Şube, Teşkilat ve Çalışan Gençlik Komisyon Başkanları Toplantısı, Genel Merkezimizde İcra Edildi.
 
Toplantı Kur’an-ı Kerim Tilavetiyle Başladı.
Kur’an-ı Kerim Tilavetinden sonra Genel Başkanımız Salih TURHAN Bey, açılış konuşmalarını icra etti
 
“ABD, AB ve İSRAİL’LE ORTAKLIK 28 ŞUBAT’IN SÜRMESİ DEMEKTİR!”
 
Şube, Bölge, Teşkilat ve Çalışan Gençlik başkanlarına hitap eden Genel Başkanımız  Salih TURHAN, 28 Şubat sürecini yeniden yorumladı: “Süreci askerin sivil yönetime müdahalesi olarak görmek ya da jakoben laik çevrelerin inancını yaşamak isteyen mütedeyyin insanlara müdahalesi olarak okumak emperyalizmin, Siyonizm’in planını görememektir. 28 Şubat Postmodern Darbe Süreci ABD’yi, BM’yi, NATO’yu, İsrail’i, AB’yi kuran Siyonist-emperyalist aklın bir planıdır.” Salih TURHAN, bu ülke için, ABD ile stratejik ortalığı, AB kapısında beklemeyi, İsrail ile dost ve müttefik olmayı, faize dayalı bankacılık sistemini zorunlu görenlere dikkat çekerek, “Her kim kendini buna mecbur hissediyorsa ister alnı secdeli olsun ister kendini laik olarak tanımlasın 28 Şubat Postmodern Darbe sürecini planlayanlarla aynı istikamette yürümektedir” diye konuştu.
 
 ALMANYA’YA EN İYİ CEVAP, AB’DEN ÇIKMAK!
 
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Arkadaş bugün dünyada bir oyun oynanıyor. Özellikle bizim bölgemiz yeniden şekillendiriliyor. Planlar bizim üzerimizde yapılıyor. Bizi parçalamak, bölmek, kendilerine köle yapmak istiyorlar. “ diyen Karamollaoğlu, “Ama biz, bu tavır karşısında üzerimize düşeni yapamıyoruz. Ne kadar hava atarsak atalım. Böyle durumlar karşısında siz gücünüz varsa tavır koyabilirsiniz. Gücünüz yoksa tavır koyamazsınız.” şeklinde konuştu. Karamollaoğlu şunları söyledi: “Arkadaş biz ülkemizde ve dünyada Hakkı hâkim kılmak, bu sebeple takatimizin sonuna kadar çalışmak istiyoruz. Bunun için insanlarımızı manevi olarak eğitmek istiyoruz. Eğitim sistemi, sosyal hayatımızı, hukuk sistemimizi insanlarımızı manevi olarak güçlendirmek için yeniden tanzim etmek istiyoruz. Bu da yetmez. Çünkü insanın bir ruhu, manevi tarafı kadar bir de bedeni, maddi yönü vardır. Bu dünyada insanın bedeni, maddi yönden de güçlü olması gerekir. Bu ikisini birden güçlü hale getiremezseniz, gücünüz kalmaz, direnemezsiniz.” 
 
 
Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, buna karşı çözüm olarak da hükümete şu teklifi getirdi: “Bağıracağınıza ‘Kusura bakmayın. Biz sizinle aynı medeniyet anlayışına sahip değiliz. Biz sizi yanlış tanımışız. Biz bundan sonra Avrupa Birliği diye bir birliğin altında olmak istemiyoruz.’ Allah rızası için ya şu cesareti gösterin. Kavga edin demiyoruz. Ama ‘bunu gördük’ deyin.”
 
AVRUPA İLE NASIL DOST OLURSUNUZ?
 
 “Avrupa Birliği ile dost olmak hangi inanca sığar?” diye soran Karamollaoğlu, “Bütün ahlaksızlıklar onların medeniyetlerinin içine yerleştirilmiş. Hristiyanlıkta da, Müslümanlıkta da, Yahudilikte de haram olan ne varsa Avrupa Birliği bunu meşru bir değer olarak kabul ediyor. Onun aleyhine bir ifade kullandığınız zaman da diyor ki, ‘Siz suçlusunuz!’” uyarısında bulundu. 
 
BİR KEZ BU CESARETİ GÖSTERİN!
 
Almanya’nın küstahlığına karşı Hükümeti uyaran Karamollaoğlu, “Mangalda kül bırakmayacak kadar bağıracağınıza gidip deyin ki, ‘Kusura bakmayın. Biz sizi yanlış tanımışız. Biz bundan sonra Avrupa Birliği diye bir birliğin altında olmak istemiyoruz!’ Allah rıza için ya şu cesareti gösterin. Kavga edin demiyoruz. Ekonomik birlikteliğiniz sürsün. Yeri geldiği zaman belli noktalarda ekonomik olarak işbirliğine gidebilen ortaklıklar kuralım. Ama biz sizinle aynı medeniyet anlayışına sahip değiliz. Bunu gördük. Deyin.” Tavsiyesinde bulundu. Hükümetin, Saadet ve Milli Görüş camiasına karşı takındığı agresif tutuma da dikkat çeken Temel Karamollaoğlu, “Ama siz bunu demez, onların size yaptığını burada, kendi ülkenizde sizinle aynı fikri taşıyan insanlara karşı yaparsanız kusura bakmayın da bu sefer sizin onlardan bir farkınız kalmaz” tespitinde bulundu.
 
 
AB İLE BİR OLUP, BATI’YA KARŞI ÇIKILMAZ!
 
Ülkemiz ve İslam âleminin tam bir buhran içinde olup, bir darboğazdan geçtiğine işaret eden Karamollaoğlu şu tespit ve uyarılarda bulundu: “Üzerimizde öyle bir oyun oynadılar ki! Hükümet şöyle zannetti: “Biz bu AB ülkeleri ile bir araya geliriz. Onların bir takım ilkeleri var. Onlar insan haklarına inanıyorlar. Hukuku üstün tutuyorlar. Onların bu fikirlerinden biz de istifade ederiz. O fikirlerini ülkemizde hâkim kılarken, ordunun karşısına böyle çıkarız. Arkadaş siz bize dokunamazsınız. Neden? “Biz sırtımızı Avrupa’ya dayadık, insan hakları, hukukun üstünlüğü bizim ayrılmaz birer parçamız.” Sonra? Ordunun içinde yapılan tasfiyelerle bir noktaya geleceksiniz. Yok ya. O kadar da değil. Her şeyin de bir hududu var. Ne demek hukuk? Çıkıp da meydanlarda siz (Türkiye), benim (Batı) aleyhime nasıl söz söylersiniz? Nasıl benim, benim dediği devletin müesseselerini kiralar da, farklı türküler söylemeye başlarsın? Demokrasi dediğin de belli bir noktaya kadar, dendi. Arkadaş böyle Türkiye yönetilmez. Kimse kusura bakmasın! Allah rızası için bir düşünün! “
 
ETRAFINDAKİLERİN DEĞİL, HATALARI SÖYLEMEK BİZ DOSTLARININ İŞİ!
 
Karamollaoğlu, bütün bu olumsuz şartlara karşı AGD Teşkilatı için de; “Tek ümidimiz sizlersiniz. İnşaAllah bu ülkede ileride adil bir düzen kurulacak. Bunun için tek ümidimiz sizlersiniz” diyerek, üslup uyarısında bulundu: “Yarın pişman olacağımız bir söz ağzımızdan çıkmasın. Bugün iktidarda bulunanlar, bizim geçmişte arkadaşlarımız. Bunların hataları var. Bu hataları, çevrelerindekiler söyleyemiyorlar. Bunu biz söyleyebiliriz. Ama onları rencide etmek, üzmek için değil. Dost olarak sizi hatadan kurtarmak için söylüyoruz.”

» İlgili Başlıklar

Etkinlik
Takvimi

Dosya
Arşivi

Bültenler

Üye Olmak
İstiyorum

Online
Bağış