image

Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) Şube Başkanları Toplantısı’nın 3’üncüsü başkent Ankara’da gerçekleştirildi. MİLKO şube başkanlarına hitap eden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Türkiye’de yalan, iftira ve haramın kural haline getirildiğine dikkat çekerek, “Bir seçime girdik. O süreçte yalanın, iftiranın bini bir para. Ötekileştirdiler, kendilerini üstün gördüler, kendilerinden olmayanları zillet içinde gördüler, hain ilan ettiler. Sonuç ne oldu? İnsanları katlettiler sandık başında” dedi.

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, MİLKO Başkanlar Toplantısı’nda ‘Hakk’a sahip çıkmak’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. Bir Müslüman’ın bir Milli Görüşçünün iman etmesinin yeterli olmadığını ifade eden Asiltürk, “İman edeceğiz, İslam’ı çok iyi öğreneceğiz ve öğrendiklerimizi başkalarına da anlatacağız. Bildiklerimizi başkanlarına da anlatırsak bu bozuk düzen düzelir ve Hakk, hukuk, adalet ve kardeşlik hakim kılınır. Hepimizin görevi öğrenmek ve öğretmek olmalıdır” diye konuştu.

 

“KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR”

Müslüman’ın sadece Müslüman’a değil, herkese yardım etmesi gerektiğini belirten Asiltürk, şöyle devam etti: “Bu yardım fücur da yardım değil. İyilik, güzellik faydalı şeyler yapmak anlamında. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ne diyor; komşusu açken tok yatan bizden değildir. Komşunun Müslüman ya da Hristiyan olduğunu belirtmemiş, demek ki kim olursa olsun yardım edeceğiz. Sıkıntılarını gidereceğiz insanların. Anadolu kılıç zoruyla değil, İslam’ın güzelliklerini gördüğü için Müslüman oldu. Başkalarının Müslüman olmasına vesile olmak istiyorsak iyi örnek olmamız gerekiyor.”

YA YOLA GELECEĞİZ YA DA HELAK OLACAĞIZ

Bu davanın sahipsiz olmadığının altını çizen Asiltürk şunları kaydetti: “Nemrut ile Hz. İbrahim’in mücadelesi, Firavun ile Hz. Musa’nın mücadelesiyle bizlerin mücadelesi aynıdır. Bizlerin şimdi yaptığı ve yürütmeye çalıştığı davayı tarihte Hz. Musa, Hz. İbrahim ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) yapıyordu. Onlar Allah’ın yoluna davet ediyordu, biz de yaptığımız derslerle insanları doğru yola davet ediyoruz. Ya yola geleceğiz ya da helak olacağız. Düzelmeyen her topluluk helak olmuştur. Haşa Allah’la harp eden galip gelir mi? Haramı faizi normal karşılamak Allah’la harp etmek değil mi? Ya düzeleceğiz ya da diğer topluluklar gibi helak olacağız.”

 

Bir Müslüman’ın, bir Milli Görüşçünün iman etmesinin yeterli olmadığını ifade eden Asiltürk, “İman edeceğiz, İslam’ı çok iyi öğreneceğiz ve öğrendiklerimizi başkalarına da anlatacağız. Bildiklerimizi başkanlarına da anlatırsak bu bozuk düzen düzelir ve hak, hukuk, adalet ve kardeşlik hakim kılınır. Hepimizin görevi öğrenmek ve öğretmek olmalıdır” diye konuştu.

 

EN BÜYÜK SORUNUMUZ ‘DÜŞÜNME’

MİLKO’lar Şube Başkanları Toplantısı’nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, insanların düşünmekten kaçındığını belirterek, “Türkiye’de olsun dünyada olsun düşünme konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Sebebi ise düşünürken işimize gelmeyen sonuçlarla karşılaştığımızdan kaynaklanıyor. Onun için ne yazık ki düşünmek işimize gelmiyor sanırım. Müslüman’ın en büyük görevi doğruyu, gerçeği arayıp bulmasıdır. Ama bilginin bizleri kibirlendirmesine izin vermemiz lazım. En üstün biziz anlayışı çok tehlikelidir. Ondan kaçınmak lazım” dedi.

DÜNYAYI İYİ TANIMAMIZ GEREKİYOR

İçinde bulunduğumuz dünyayı iyi tanımamız gerektiğini kaydeden Karamollaoğlu, “Eğer ciddi manada tanıyamazsak dünyamızda önümüzde çıkarılan sıkıntıları, engellerin sebeplerini anlayamayız. Herkes biliyor ki dünyada bazı oluşumlar ve grupların ülkelerin yönetimlerini, ekonomileri, sosyolojisini belirlediğini. Kim bunlar? Siyonizm. Herkes bilsin ki biz Yahudilere düşman değiliz. Herkes bilir ki Yahudilere sahip çıkanlar hep Müslümanlar olmuştur. Bizim karşı olduğumuz kendilerini üstün ırk görerek, dünyayı kendi kirli emelleri doğrultusunda değiştirmeye çalışanlardır” diye konuştu.

 

YALAN, İFTİRA KURAL OLDU

Türkiye’de yalan, iftira, haramın kural haline geldiğinin altını çizen Karamollaoğlu, şunları kaydetti: “Bir seçime gittik. O süreçte yalanın, iftiranın bini bir para. Ötekileştirdiler, kendilerini üstün gördüler, kendilerinden olmayanları zillet içinde gördüler, hain ilan ettiler. Sonuç ne oldu? İnsanları katlettiler sandık başında. Benim hırsızım temizdir anlayışıyla hareket ettiler. Bunlar değişmediği sürece hırsızlar artar. Biz onun için yola çıkarken dedik ki; İslamcı değil, Müslümanız diye. Çünkü İslamcılığı başka şekilde kullananlar var ne yazık ki. Biz Müslümanız ve İslam’ın gereği yerine getiririz.”

 

GÖRMEDEN YÜRÜTÜLEN POLİTİKA HÜSRANDIR

Bugün Büyük Ortadoğu Projesi’nin yürürlükte olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, “Bugün Ortadoğu’daki karışıklığın, iç savaşın, kan ve gözyaşının altında bu yatıyor. Irak, Suriye, Mısır ve diğer ülkeleri görüyoruz. Biz onun için adalete dayalı bir İslam Birliği’nin kurulmasını geçmişten beridir savunuyoruz. Bu tehlikeleri görmeden yürütülen bir dış politika hüsranla sonuçlanır. Bunları önleyebilmek için dünya ülkeleri arasında söz sahibi olmalıyız. O zaman sözümüzün bir ehemmiyeti olur” diyerek, gücün dış politikadaki önemine vurgu yaptı.

 

AMACIMIZ HER MAHALLEDE ŞUUR DERS HALKASI!

MİLKO toplantılarının 3’üncüsünü gerçekleştirdiklerini hatırlatan MİLKO Genel Sekreteri ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tongüç, “Hak, Adalet ve Kardeşlik Konferansları’nıMİLKO’ların ortak çalışması neticesinde yaptık. Şuur Dersleri Çalışmaları neticesinde ülke genelinde bin 733 ders halkası var. Amacımız bu ders halkalarının sayılarını artırmaktır. Nihai hedefimiz ise her mahallede bir şuur ders halkası gerçekleştirmek. Bu toplantılarımızın meyvelerini de almaya başladık. Türkiye’nin her tarafından haberler geliyor, şuur dersleri yapmak isteyen memur, esnaf vs. gruplar oluşturuluyor” dedi.

TÜRKİYE’NİN TEK ÜMİDİYİZ

Din-Bir-Der Genel Başkanı M.Hamdi Yıldırım ise yaptığı ‘Temel Esaslar’ sunumunda Milli Görüşçü kuruluşlarının her alanda faaliyetler gösterdiğini hatırlatarak, “Bu çalışmalar ve toplantılarla kendimizi donatmaya çalışıyoruz. Temel esaslarımızda iki önemli hususa hep dikkat çekiyoruz. Bir insan ya ıslah için yaşar ya da ifsat için yaşar. Biz Türkiye’nin tek ümidiyiz. Bizim onun için MİLKO’lar olarak faaliyetlerimizi yoğunlaştırmamız lazım. Seçimden seçime değil, sürekli çalışmalıyız. Bizim mola verme lüksümüz yok” dedi.


Facebook Twitter

Şubelerimizi ziyaret edin!

Anadolu Gençlik Derneği şubelerinde sizi bekliyor.


11 Ocak

Hak ve Adalet Konferansı

19:30
12 Mayıs

Dünya Kudüs Günü

00:00
08 Nisan

Grafik Tasarım ve Baskı Süreçleri Eğitimi

00:00
21 Aralık

Kantin Buluşmaları

00:00
20 Kasım

Asr-ı Saadet Dersleri

00:00

Yukarı